Çocuğun gerçek korkuları

5-6 yaşlarında çocuk artık topluma karışır; insanlar ve yaşamları konusunda bilgisi artar; kendi dışındaki kişilerle bağları gelişir; böylece insan gerçeğinin kaçınılmaz gerçekleriyle daha koiay ilişki kurar. Sözgelimi anaokulu yaşlarında ölüm olayını tanır.

Ölüm bu yaşlardaki bir çocuk için masallardaki gibi değil, gerçektir. Çocuk tanıdığı bir kişinin öldüğünü duyar; ünlü bir kişinin ölüm haberinden özel bir biçimde etkilenir ya da bir kişinin ölüsünü görür. Gözünde yaşamın sona erme düşüncesi, korkunç bir “gerçek” haline dönüşür. Ölüm artık, onun için masallardaki kötü kurdun ya da canavarın ölümü değildir; kendisi dahil bütün insanları ilgilendiren bir konudur. Kuşkusuz çocuğun, ölümün ne olduğu konusunda henüz kesin bir kanısı yoktur; ama dönüşü olmayan, yeri doldurulamayan bir olay olduğunu bilir. İşte bu noktada “ya babam ölürse ve bir daha onu göremezsem” türünden soruları kendi kendine sormaya başlar. Anababaların çocukların bu tür korkularını artırıcı tutumlardan kaçınmaları ve bu konuda çocuğa

Çocuğun 3 yaşından 5 yaşma kadar hızlı gelişmesi, odasında bulunan birçok eşyanın değiştirilmesini gerektirir. O yaşlarda çocuk, içinde bulunduğu ortama ve büyüklerin davranışlarına uyum gösterir; ailesinin toplumsal ve kültürel yapısıyla bütünleşir. Bu nedenle odası, çocuğun gözünde bütünüyle farklılaşır, çünkü ailenin öbür üyeleriyle birlikte odasında yaptığı birçok şey yavaş yavaş evin bütününe yayılmaktadır: Artık yemek odasında yemektedir; öğlen uykuları azalmış ya da bütünüyle kalkmıştır; bütün zamanını “oyun oynamakla” geçirmektedir; hiç kimsenin yardımı olmaksızın soyunup giyinmekte, elini yüzünü yıkayabilmektedir. Şimdi, çocuğu kaçınılmaz olarak koşullandıran bütün bu dış öğelerin, odasıyla, kullandığı yerle olan ruhsal ilişkisini nasıl etkileyip değiştirdiğini gözden geçirelim.

Çocuğun gerçek korkuları

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir