Ünlülerin ev dekorasyonları ünlülerin evleri

Salonun ortasındaki mini dolap, Hindistan’dan alınmış bir el boyaması tasarım. Hemen üstündeki tablo ise, Mahmut Karatoprak’a ait bir çalışma.

YAN SAYFADA Pınar Söylemez favori mekanı olan kütüphanesinde.

Büyük ve geniş camların ardındaki ağaçlar arasından göz kırpan bir deniz manzarası, renkli köşeler ve mobilyalarla ferah bir bahçeyi andırıyor. Asla bir takım halinde ve rahatsız edici bir düzen içinde değil; rahat, kullanışlı ve samimi bir dekorasyonla tamamlanmış ev, bir kadın enerjisini büyük ölçüde yansıtıyor. Ev sahibi Pınar Söylemez, Boğaziçi Üniversitesi işletme Bölümü mezunu. Farklı sektörlerde tecrübe kazandıktan sonra uzun yıllar mobilya, dekorasyon ve iç mekan tasarımları üzerinde çalışmış. Özel ilgi alanı olan mücevher tasarımında çizim, mum ve metal tekniği eğitimleri aldıktan sonra, 2010 yılında kendi tasarımlarıyla PS ONE markasını yaratmış. 2012 yılında Bebek’te açtığı mağazası ve 2015’ te kurduğu atölyesiyle farklı satış noktalarına da ulaşmış. Markasıyla ilgili olarak sadece ‘takı tasarımı’ demek yeterli değil. Kendisi özel mücevher tasarımları yapıyor. “Her kadının biricik olduğuna olan inancım beni farklı modeller tasarlamaya itti. Doğanın bize sunmuş olduğu sınırsız kaynaktan besleniyorum. En büyük hedefim, tasarımımla buluşacak kadına tek ve biricik olduğunu hissettirmek. Bu amaçla tasarımlarda çeşitliliğe ve form zenginliğine önem vererek her kadına eşsizliğini hatırlatacak sayısız seçenek sunmak üzere çalışıyorum.

Ailecek taşındıkları istanbul’da 1974 yılından beri hep EtilerBebek civarında yaşamış Pınar Söylemez. Fıstık çamlarıyla, kuş cıvıltılarıyla ve sakin çocuk parklarıyla bir bakıma izole tavrını sürdürdüğü için seviyor bu semti. 15 yıl önce kiracı olarak taşındığı mahallesi, merkezi Estetik değerler, sanatı ne kadar takip ettiğiniz ve kendinize özgü bir stili ne kadar yakalayabildiğinizle ilgili her şeyden önce ve nezih bir bölgede. “Evi kiraladığımda sahipleri olan sevdiğim ve çok saygı duyduğum emekli öğretmen çifte ilk söylediğim, bir gün evinizi satmaya karar verirseniz ben almak istiyorum oldu.

İki yıl içerisinde de bu hayalim gerçekleşti.” Her ne kadar şehir trafiği ve kalabalığından kaçmak istese de tam bir şehir insanı olduğunu söyleyen tasarımcı, buradaki mahalle hayatından vazgeçememiş. ilk taşındığı yıllarda 45 yaşındaki bu apartman, tadilatsız ve metruk bir haldeymiş. ilk işi o yıllardaki markası olan Toro’nun mimari ekibini projeye dahil edip evi baştan yaratmak olmuş. Mekanda önceliği ihtiyaçlara, yaşam biçimine uygun kullanışlılığa vermişler. Çok geniş bir metrekaresi olmadığından tüm kapaklar ve çerçeveler sürgülü olarak çalışılmış. Tüm dekorasyon işlerini kendi firmasıyla çözmüş böylece. Hareketli mobilyalar da atölyelerinde yapılmış, sadece mutfak italya’dan getirtilmiş. “Oğlumun hayatıma girmesinden sonra ise mekana yeni eklentiler yaparak kullanım alanımızı genişlettik.”

Salonda oturma alanının bittiği bölümden sonra iç açıcı bir kitaplık devam ediyor. Ev sahibinin favori alanı olan kitaplık bölümü, yine aynı mekanda konumlandırılan bir piyano ile bütünleşmiş. “Kütüphanem, en çok vakit geçirdiğim ve beni her gün başka bir diyara götüren en favori mekanım. Aynı alana yerleştirdiğimiz piyano ise vazgeçilmezimiz oldu diyebilirim. Oğlum birkaç yıldır ders alıyordu, ben ise bu yıl başladım piyano çalmaya ve çok sevdim. Profesyonel olmasa da çalışma tempom içerisinde muhteşem bir meditasyon! Eller ve beyin bu denli meşgulken insanın ruhu dinleniyor. Diğer tüm konular sisteminizin dışında kalıyor. Bir de mutfağım, yemek yapmaya duyduğum sevgi sebebiyle vakit ayırabildiğimde beni buraya davet ediyor. Oğlumla beraber yeni tatlar denemek, hazırlık yapmak ve sofrada geçirdiğimiz saatler ve elbette dostlarımızla birlikte olmak. Mekan ve mobilya sadece bir araç sizi anlatan; zevklerinizi ve yaşam biçiminizi, önceliklerinizi ortaya koyan…” Marka ve gösterişten çok, kullanım ve ihtiyaçların öncelikli olduğu bir stile sahip evde hem tasarım, hem dekorasyonda işlevsellik büyük önem taşıyor. “Yıllar içinde bu sektörde çok ev, çok proje, çok mobilya gördüm ama oturan, sahibiyle özdeşleşen ve ruhu olan, çok az!”

Kitaplığın arasında bir ferahlık yaratması için kullanılan iki çalışma, Ergin inan imzasını taşıyor. Ağaçların balkonun içine kadar uzandığı alan hafif bir serinlik içinde. iş sonrası yemek saatleri ve çoğunlukla pazar sabah kahvaltılarında kullanılan balkon, yakında Pınar Söylemez’in tasarımlarını gerçekleştirmeye devam edeceği bir alan haline gelecekmiş.

Altın, konyak pırlanta, ham elmas gibi kadın teniyle bütünleşen ve dişil materyellerin yanı Toro marka masif ahşap büfe ise, el işçiliğiyle yapılmış.

Çiçekli berjer, ev sahibinin çocukluğundan kalma. Ailesi, Pınar Söylemez’in doğduğu yıl Ankara’da bir mobilyacıya bu koltuğu yaptırmış. Bu sebeple ev sahibinin en sevdiği mobilyalardan. Aydınlatma ise Toro marka. Mavi tablo, Söylemez’in yakın dostu Gülcan Karadağ’a ait.

Ünlülerin ev dekorasyonları ünlülerin evleri_2.jpgÜnlülerin ev dekorasyonları ünlülerin evleri_3.jpgÜnlülerin ev dekorasyonları ünlülerin evleri_7.jpgÜnlülerin ev dekorasyonları ünlülerin evleri_0.jpgÜnlülerin ev dekorasyonları ünlülerin evleri_14.jpgÜnlülerin ev dekorasyonları ünlülerin evleri_11.jpgÜnlülerin ev dekorasyonları ünlülerin evleri_15.jpgÜnlülerin ev dekorasyonları ünlülerin evleri_19.jpgÜnlülerin ev dekorasyonları ünlülerin evleri_13.jpgÜnlülerin ev dekorasyonları ünlülerin evleri_10.jpgÜnlülerin ev dekorasyonları ünlülerin evleri_8.jpgÜnlülerin ev dekorasyonları ünlülerin evleri_6.jpg

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir